Uyuşuk, mayışmış, asfalta yapışmış bir köpek ölüsü, ağzından dışarı bağırsakları fırlamış, fresh meat diye bağıran bir kasap, kendi dahil herkese küfretmekten zevk almayı başarabilecek kadar asi bir punk, ağlamaktan kör olmayı başarabilecek kadar başarılı bir doom metaller, göt kılları, birayla dolu bir göbek çukuru (leziz?) çürümüş peynir kokusu yayan (gene de herkesin ağzının sulanmasına engel teşkil etmeyen mükemmel bir aromayla harmanlanmış enfes bir o’dor (excusez mon aimé)) bir vagina, sabun yiyen maymunlar ve sarmaşıklarla mastürbasyon yapan gothic fahişeler, yakılma, dirilme, ölme, kabir azabı, yağmurun her an yağabileceği ama yağmdığı için kasvetli ve karanlık bir gökyüzüyle geçen günler, cici çocuklar, satanist kediler ve emzikli köpekler, dönüp duran döngü, statüsünü diğer insanlara kanıtlamayı seven bir iş adamının arabası ,güzel olduğu icin evlendigi trophy wife’ı, şımarık bir velet (her erkeğin bilinç altındaki ütopya lan bu? Bayanlar da ellerinden geleni yapıyorlar tabii). Reenkarnasyon, mahşer ve sırat köprüsünde dengede kalmak için verilen amansız mücadele. Evet bugün katılın! Başvurularla peygamberler ilgilenecektir. Cumaya gittim gelecem cumlesiyle sonlanan bu afişte bahsi geçen Jesus, Muhammed ve Davud cennetin en üst katında tabu oynuyorlar (arka planda hellelujay! god is dead calıyor)..
Tanrı canı sıkıldığında yazı yazmayı sevmez ve yazdırır seçtiği bir emir kuluna. Ne kadar iyi kalpli ve ne kadar azap verici olduğundan söz eder bizlere…
Rüya bitiyor. Uyanıyorum ve ağlıyorum karanlıkta… Seni düşünmek istiyorum ama kaçamıyorum anlamsız rüyalarımdan.Uykuda bile huzur bulamıyorum ve seni düşündükçe hissettiğim mutluluksa sana asla sahip çıkamayacağım gerçeğiyle kalbimi dayanılmayacak bir acıyla dağlayıp beynimi güneş doğana kadar içinde kaybolacağı kasvetli bir melankoliye mahkum ediyor… Güneş doğmadan gene uykuya dalmayı başarıyorum ve bu sefer bir aynaya bakıyorum. Ancak tek gözün kapalıyken dünyaya nötr bakabiliyorsun. Bunun nedeni aynada kendine dikkatli bakmanla alakalı fark edememiş miydin o 2 kişiyi? Beynin, kalbini göremeyecek kadar körleşmiş mi? Paranoyak olman, ne senin, ne de benim kim olduğumuz gerceğini- ne yazık ki- değiştirmiyor.
2 gözümü de açınca aynada bana baktığını görüyorum beloved… Gözyaşlarımla ıslanmasına sebep olduğum geminin hayaleti degilsin artık_ yanımda olacağına güvenerek; yelken açtığım geminin figurehead’i gibisin, (i will never be clean again). Giderek unuttuğum o kırılgan ve masum güzelliğin var karşımda. Hayalini kurduğum(uz) o yarasız beresiz dünyada seninle mutlu olduğum için hayatta üzülecek hiçbir şey bulamayışımı izliyorum doyamadan… Ama rüya bitiyor (o dunyaya tanrı bile karsı mnskym). Hakikaten kendi de söylüyor ‘benim ağzımdan bir kelime cıktı ve bunu yapmak zorundayım, cehennemi insanlarla dolduracağım, isteseydim herkesi istediği ölçüde mutlu ederdim’. Bodoz bir çeviri ama gerçekler ekşi olabiliyor bazen... Belki sevimli, babacan bir Tanrımız olsaydı bu kadar acı çekmezdik beloved…
Sabah oluyor… Tüm günün konuşmalarını gün doğarken beynimde en küçük ayrıntısına kadar ‘teyp’ gibi dinliyorum. Her gün istemeden yaptığım bir rituel; rüyalar gibi. Beynin hastalılı bir köşesinde, psikozlu gözlerin ‘aglama’ yakartısı. O anda terk farkında olduğum gerçeklik ağlamaktan kendimi alamamam... Algılayamadıgı duygulardan, anlayamadıgı cığlıklardan… İstemediğim kadar nefret etsem de sizlerden; istediğim kadar nefret edemiyorum bir türlü…
Aynı gece... kendimden cıktım ve mezarımı ziyarete gittim. Buradakinden daha huzurlu görünüyordu yüzüm. Ölülerin acı çekmediğini uyduran bir optimiste hafifçe gülümseyerek sempati duydum. Sessiz acıyı bilen biri için hiçbir şey olduğundan daha saçma olamaz; çenesini kapayıp üzülecek şeyler bulmayı engelleyememek kadar... dersler, gercekte var olmayan, sayı dediğimiz saçmalığın argumentini; gerçekte var olmayan bir düzlemle yaptığı açıyı hesaplamayı basaranların inşa ettiği evlerde oturup her depremde kalp krizi geçirmek, ailenden yada arkadasından saklamaya calıstıgın ‘sırlar^^’, jetgillerin kızıyla sevişme hayallerin, tecavüze uğramış; havuçlarla ilginc fanteziler düşleyen bugs bunny, ayı yoginin sex cümbüşü için yaptığı ‘ensest ilişkiler gemisi’, en çok kaç kadınla yatma yarışları, sonra karını hangi kadınla aldatma bulmacası, en sonunda da sağlıklı yaşam için kasıntı içinde yaşama yarışı…
Bunları görüp geri döndüğünde; kendini psikosomatik bir huzurevinin tuvaletinin bir köşesinde gizlice aglayarken; çok yaşlanmış ve buruşmuş ellerinde tuttuğu traş bıçağıyla traş olmak isterken buldu... Mach 3 turbonun jiletini söküp gırtlagını kestikten sonra istediği traşı olmayı başardı da. Hala gözlerinin önünden gitmesini sağlayamadığı tek sey göz altlarına dolmaya başlayan yoğun kızıllıktı. Tek gözünü kapatıp bakamadığı yaşamına bu kez- son kez- geri dönüp baktığında ise ‘hiçbir şey’göremedi……
2miz de rüyamızdan uyandık ama birimiz rüyayı görmemeyi, birimiz ise hep onu görmek için uyumayı isteyecek_ve” hiç birimiz mutlu olamayacak olmak istediği kadar”…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder